Geleneksel Orta Doğu sinemasındaki kadın temsillerinin tamamen dışına çıkan Love in Slow Motion, ayakları üzerinde duran, kariyer sahibi ve bağımsız modern bir kadının dünyasını işliyor. Haya’nın aşk karşısındaki çaresizliği veya toplum baskısıyla evlenmeye çalışması değil; kendi kalbinin efendisi olma, duygularını özgürce analiz etme ve hatalarıyla yüzleşme cesareti ön plana çıkarılıyor. Kadın arkadaşlıklarının gücünü, modern şehir hayatının dinamiklerini ve bir kadının duygusal bağımsızlığını merkezine alan film, türün takipçilerine oldukça taze ve feminist bir soluk sunuyor.