Kendi küçük hangarı ve sorumluluk duvarları içine sıkışmış bir pilotun, gerçek kaosun ve dış dünyadaki umudun duvarına çarptığında ulaştığı o muazzam olgunluğu izliyoruz. Higman ve telsiz sinyalinin arkasındaki insanların ilişkisi ne kadar zoraki bir kurtarma tetiğiyle başladıysa, yol boyunca yaşanan o tehlikeli felaketlerin ardından ulaştıkları nokta da bir o kadar güçlü işleniyor. Final sahnesindeki yüksek görselliği, yıldızların altındaki o dinginlik coşkusu ve gerçek kurtuluşun sahte sığınaklarda değil, insan kalbinde saklı olduğunu vurgulayan samimi anlatımıyla hafızalarda kalıcı bir iz bırakıyor.