Geleneksel "canavarlı" veya "katilli" korku filmlerinden sıyrılarak tamamen zihinsel bir labirent sunan yapım, bir insanın en derin arzusunun kölesi haline gelme sürecini inceliyor. Film boyunca Bear'ın yaşadıklarının ne kadarının gerçek, ne kadarının ise kendi suçluluk duygusundan kaynaklanan bir paranoya olduğunu sorgulayan izleyici, kendisini akıl oyunlarının ortasında buluyor. Gerçek ile yanılsama arasındaki o ince çizgi tamamen silinirken, aşkın ve mülkiyet duygusunun insan zihnini nasıl zehirleyebileceğine dair karanlık bir gizem çözülmeyi bekliyor.