Film, izleyiciyi "Kaderiniz önceden kadim kartlar tarafından yazılmış mıdır, yoksa yaptığınız seçimlerle kendi sonunuzu kendiniz mi belirlersiniz?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Karakterler, tarot kartlarının öngördüğü trajik ölümlerden kaçmak adına tersi kararlar almaya çalışsalar da attıkları her adım onları lanetli sona daha da yaklaştırıyor. Kartların sinsi yönlendirmeleri ile karakterlerin özgür irade çabası arasındaki o amansız savaş, ilkel bir kısasa kısas adaletini doğuruyor. İnsan ihtirasının ve suçluluk duygusunun, kaderin ağlarına nasıl piyon gibi takıldığını gösteren katmanlı bir felsefi yaklaşım.