Kendi küçük ve öfkeli dünyasında yaşayan bir kuşun, gerçek kaosun ve devasa düşman robotlarının duvarına çarptığında ulaştığı o muazzam olgunluğu izliyoruz. Red ve yeşil domuzların ilişkisi ne kadar zoraki bir kurtarma tetiğiyle yeniden alevlendiyse, yol boyunca yaşadıkları o komik felaketlerin ardından ulaştıkları dostluk noktası da bir o kadar güçlü işleniyor. Final sahnesindeki yüksek coşkusu, düşmanların teslim oluşu ve gerçek gücün sahte silahlarda değil, omuz omuza vermekte saklı olduğunu vurgulayan samimi anlatımıyla hafızalarda kalıcı bir iz bırakıyor.