Erdem, hayatının bu durağan döneminde sadece geçmişiyle değil, gelecekte kim olmak istediği sorusuyla da büyük bir varoluşsal krize girer. İstanbul’a geri dönmek ya da doğduğu topraklara tamamen yerleşmek arasındaki kararsızlığı, onun sanatsal kimliğini de sorgulamasına neden olur. Gerçek bir ruhsal tatmin ve özgürlük arayışındaki genç adam, filmin sonunda ailesinin ve geçmişinin ötesinde, kendi sınırlarını çizeceği yepyeni ve bilinmez bir yola sapmaya karar verir.